ABD DOLARI49,18▲0,07%EURO55,28▲0,38%ALTIN6.579,00▲0,57%BİST 10012.374,26▼0,56%BTC/USD85.679,00▲0,57%ABD DOLARI49,18▲0,07%EURO55,28▲0,38%ALTIN6.579,00▲0,57%BİST 10012.374,26▼0,56%BTC/USD85.679,00▲0,57%ABD DOLARI49,18▲0,07%EURO55,28▲0,38%ALTIN6.579,00▲0,57%BİST 10012.374,26▼0,56%BTC/USD85.679,00▲0,57%ABD DOLARI49,18▲0,07%EURO55,28▲0,38%ALTIN6.579,00▲0,57%BİST 10012.374,26▼0,56%BTC/USD85.679,00▲0,57%ABD DOLARI49,18▲0,07%EURO55,28▲0,38%ALTIN6.579,00▲0,57%BİST 10012.374,26▼0,56%BTC/USD85.679,00▲0,57%ABD DOLARI49,18▲0,07%EURO55,28▲0,38%ALTIN6.579,00▲0,57%BİST 10012.374,26▼0,56%BTC/USD85.679,00▲0,57%ABD DOLARI49,18▲0,07%EURO55,28▲0,38%ALTIN6.579,00▲0,57%BİST 10012.374,26▼0,56%BTC/USD85.679,00▲0,57%ABD DOLARI49,18▲0,07%EURO55,28▲0,38%ALTIN6.579,00▲0,57%BİST 10012.374,26▼0,56%BTC/USD85.679,00▲0,57%ABD DOLARI49,18▲0,07%EURO55,28▲0,38%ALTIN6.579,00▲0,57%BİST 10012.374,26▼0,56%BTC/USD85.679,00▲0,57%ABD DOLARI49,18▲0,07%EURO55,28▲0,38%ALTIN6.579,00▲0,57%BİST 10012.374,26▼0,56%BTC/USD85.679,00▲0,57%ABD DOLARI49,18▲0,07%EURO55,28▲0,38%ALTIN6.579,00▲0,57%BİST 10012.374,26▼0,56%BTC/USD85.679,00▲0,57%ABD DOLARI49,18▲0,07%EURO55,28▲0,38%ALTIN6.579,00▲0,57%BİST 10012.374,26▼0,56%BTC/USD85.679,00▲0,57%
SON DAKİKA
PAYLAŞ

Âşık ve Maşuk

Beyza BakırcıBeyza Bakırcı
19.06.2018 10:40
Güncelleme: 06.10.2026 20:04

Hayatımız boyunca hep birileri tarafından sevilmek istemişizdir. Bunu ihtiyaç görüp karşımızdakinin beğenisini kazanmak için ‘Sevgi ’ adı altında benliğimizi kaybetmiş, karşımızdakine köle olmayı seçmişizdir. Olmadığımız kimliklere bürünüp kendimizi oyuncak etmiş, başka bir ‘Ben’ olmayı yeğlemişizdir.

Aşk sandığımız şeyin aslında sadece bir bağlılıktan ibaret olduğunu çok zaman sonra fark etmişiz. Kimine göre sevdiği herhangi bir şeye bağlı kalmak ‘Aşk’ ile tanımlanırken herkese göre tanımı öznelleşebilir. Tıpkı küçük bir erkek çocuğunun kırmızı bir spor arabaya bağlılığı, kız çocuğunun Safinaz bebek ve pembe rengine olan bağlılığı gibi… Tabii, bu arada çok hoşlandığı bir erkeğin dış görünüşüne aldanarak beğenisinin aşk olduğunu düşünen saçma bir nesille de iç içe olduğumuzu belirtmek isterim.

ÂŞIK; Bir kimseye veya bir şeye körü körüne bağlanmak.

MAŞUK; Sevilen, âşık olunan.

Aslında bakarsanız âşık ve maşuk her ikisi de aynı benim için.

‘Çünkü âşık aynı zaman da maşuk, maşuk aynı zaman da âşıktır.‘

‘Âşık maşuk için kör olup, kor gibi yanarken nar-ı aşkta, Maşuk’un da aynı derecede yanmasıdır, bağlılığı birbirine olan aşktan…’

Mevlana Celâlettin Rumi Der ki:

"Kimi âşık görürsen, onu maşuk bil. Zira o aşka nispetle hem âşıktır, hem de maşuktur. İman inanmak değil, inandığın şeye tam bir teslimiyet ile teslim olmaktır. Baştan sona akan, sonlu bir yolculuktur insan hayatı ve hoyratça tüketilen. Tek gayesi vardır hayatın; Aşkı arayıp bulmak. Yani Âşık olmak, Aşka talip olmak, Aşka sahip çıkıp Aşk-ı sadık olmak. İnsanoğlunun bilerek veya bilmeden verdiği bütün mücadele aslında Aşkı arayıştır. Fıtrat olarak sevmek ve sevgisini sunmak üzere programlanmıştır İnsan. Bu program sebebiyledir ki sevebileceği, sevgisini sunabileceği birini arar durur hayatı boyunca. Yaratılan her şeyde aşkı yani “O” nu arar durur insan. Bir çiçeğin kokusunda, kuşların ötüşlerinde ki o büyülü melodide, Yusuf fi bir güzellikte gördüğü hep odur. Ne aradığını bilmeden arar durur. Âşık olunacak tek şey yalnızca yaratan, halk eden, her şeye kadir olan, Kadiri mutlak olan, şanı yüce Allah’tır. Bu sebepten dolayı onun nurunun aksettiği insana âşık oluruz bilmeden. Her aşk bir adım daha yaklaştırır insanı Allah'a. Gün gelir dünyevi aşklar tek olan uhrevi aşka dönüşüverir."

Kimdi âşık ve maşuk?

Mevlana mıydı, Şems mi?

Divan-ı Salih toplantısı ile Konya’ya gelen Şems Hazretlerinin, Mevlana’yı irşat etmesiyle alevlenen bu aşk günden güne artmış, manevi doyulmaz feyz ve nur deryalarına dalmışlardır. Mevlana ve Şems'in irşat günlerinde bir oda da saatlerce hiç konuşmadan oturup, sadece gözleri ile sohbet ettikleri söylenir.

Kendisini dış dünyadan soyutlayıp Şems’ e yönelen Mevlana’nın Şems ile yakınlığı herkesçe gıpta edilmiş, çoğu zaman da fitne ve fesatlıklara sebep oluştur.

Şems’in ölümü üzerine Mevlana, aşkına gömülüp heyecanı, kararsızlığı, hasretle çağlayan gözyaşları artmış, ona her şey Şems’i hatırlatır olmuştu. Özlemle aşkı artan Mevlana gazeller yazmıştır. Mevlana’nın bu haline şahit olan oğlu;

‘Katreydi, coşkun deniz oldu. Yüceydi, aşkla daha da yüceldi.’ Demiştir.

Mevlana, Şems-i Tebriz’i öyle çok sevmiş ki, muhabbetinden deryalar gibi coşmuştur.

‘Benim aklım, şuurum, benim gözüm, kulağım Şemseddin’dir. Benim dilime gelen her şey Şemseddin’dir.‘ der.

Seni senden eden değil , seni “o” edende arayacaksın aşkı , yanacaksın, “o” nda kavrulup,  kül olana kadar yanacaksın.

Ve her sevgiyi aşkla karıştırmayacaksın.

Ne demiş Şems;

'Senin baktığına herkes bakar; ama senin onda görebildiğini herkes göremez. Herkes aşık olabilir; ama hiç kimse senin gibi sevemez. Tek fark sensin. Seni özel kılan sevdiğin değil, sevgin…'

Sen, sen olma, sen o olmaya başla, yanman ve kül olman dileği ile...

İlk Yorum Yazan Sen Ol!
Âşık ve Maşuk — Konya Aktüel