
Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Konya AKTÜEL'e dinlenme ihtiyacının toplumsal bir baskıya dönüşmesini ifade eden, "Yaz Tatili Sendromu"nu sosyolojik boyutuyla değerlendirdi.
Tatilin modern toplumda sembolik bir statüye büründüğünü belirten Süleymanlı, "İnsanlar bazen gerçekten dinlenmek için değil, başkalarının gözünde eksik görünmemek için tatil planı yapıyor" dedi.
Sosyal medyada paylaşılan kusursuz tatil karelerinin aileler üzerinde ciddi bir psikolojik baskı yarattığını belirten Prof. Dr. Süleymanlı, sürecin sosyolojik açıdan "gösterişçi tüketim" ve "sosyal karşılaştırma" kavramlarıyla açıklanabileceğini belirtti.
"Sosyal medya adeta parlatılmış anların sunulduğu bir tatil vitrinine dönüştü. Lüks oteller, deniz kenarı paylaşımları ve yurt dışı gezileri, özellikle dar ve orta gelirli ailelerde eksiklik duygusunu tetikliyor. Kişi kendi hayatını başkalarının seçilmiş görüntüleriyle kıyasladığında, tatil rahatlama vesilesi değil kaygı kaynağı haline geliyor."
"Yaz Tatili Sendromu"nun çocuklu ailelerde çok daha belirgin hissedildiğini vurgulayan Süleymanlı, çocukların arkadaş çevrelerinden ve dijital mecralardan etkilenerek yüksek beklentilere girdiğini ifade etti. Anne-babaların ise çocuklarına yetememe korkusu ile bütçe gerçekleri arasında sıkıştığını belirten uzman isim, bu durumun yaz aylarının görünmeyen aile gerilimlerinden biri olduğunu söyledi.
Artan konaklama, ulaşım ve tesis ücretlerinin kısa süreli bir tatili devasa bir ekonomik plana dönüştürdüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Süleymanlı, ailelerin sürüklendiği çelişkiyi şu tablomsu özetle aktardı:
| Tatil Öncesi / Beklenti | Tatil Sonrası / Gerçekleşen |
| Kredi Kartı ve İhtiyaç Kredisi ile bütçe zorlama | Dönüşte biriken borçlar ve ekonomik stres |
| Çocuğu mutlu etme ve çevreden geri kalmama çabası | Aile içi gerilim ve mali yük |
| Zihinsel ve bedensel dinlenme arzusu | Amacıyla çelişen tükenmişlik hissi |
Süleymanlı, her çocuğun güvenli ve nitelikli bir yaz dönemi geçirmeye hakkı olduğunu belirterek meselenin sadece bireysel bütçelerle sınırlı kalmaması gerektiğini savundu. Belediyeler, okullar ve kamu kurumlarının erişilebilir yaz okulları ve ücretsiz kamplar sunmasının sosyal eşitsizliği azaltmada kritik rol oynayacağını kaydetti.
Tatil anlayışımızı kökten sorgulamamız gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, sözlerini şu anlamlı mesajla tamamladı:
"Çocuklara yalnızca nereye gidildiğini değil, birlikte nasıl zaman geçirildiğini öğretmeliyiz. Ailece geçirilen vakit, doğayla temas, akraba ziyaretleri veya bir kitap etrafında buluşmak da en az pahalı oteller kadar değerlidir. En güzel tatil; ailenin birbirine zaman ayırdığı, çocukların kendini değerli hissettiği ve insanın gerçekten nefes alabildiği yerde başlar."
BU HABERE DE BAKİyilikle Pişen Hayatlar Projesi İstanbul'da devam ediyor




