Her hareketli çocuk DEHB değil! ÇEK'ten ailelere önemli uyarılar
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) hakkında ailelere ve öğretmenlere rehberlik eden Çağdaş Eğitim Kooperatifi, bu durumun yalnızca aşırı hareketlilikle değil, aynı zamanda dikkat düzenleme ve dürtü kontrolü ile ilgili olduğunu vurguladı. DEHB'nin yanlış anlaşılmasının olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtildi.

Bursa'da bulunan Çağdaş Eğitim Kooperatifi (ÇEK) Rehberlik ve Psikolojik Danışma Merkezi Komisyonu, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Farkındalık Ayı dolayısıyla aileler ve öğretmenler için kapsamlı bir rehber hazırladı.

Rehberde, DEHB'nin yalnızca dikkat dağınıklığı veya aşırı hareketlilik olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanarak, bu bozukluğun dikkati düzenleme, dürtüleri kontrol etme, davranışları organize etme ve kişinin kendini yönetme becerilerindeki zorluklarla ilişkili nörogelişimsel bir durum olduğu ifade edildi.
HER HAREKETLİ ÇOCUK DEHB'Lİ DEĞİLDİR
Rehberde, çocukların yaşlarına bağlı olarak hareketli, sabırsız veya zaman zaman dalgın olmasının gelişimin doğal bir parçası olabileceği hatırlatıldı. DEHB açısından önemli olanın belirtilerin yaşa göre beklenenden belirgin biçimde fazla olması, süreklilik göstermesi ve çocuğun günlük yaşamını olumsuz etkilemesi olduğu vurgulandı. Ayrıca, belirtilerin en az altı aydır devam etmesi ve çocuğun gelişim düzeyiyle uyumsuz olması gerektiğine dikkat çekildi. DEHB'nin üç temel belirti alanının dikkatsizlik, hiperaktivite ve dürtüsellik olduğu kaydedildi. Her çocuğun belirtileri aynı şekilde göstermeyebileceği de belirtildi.
TEMBELLİK YA DA ŞIMARIKLIK DEĞİL
DEHB'nin yanlış anlaşılmasının çocukların ve ailelerin yaşamını zorlaştırabileceğine işaret eden rehberde, önemli mesajlardan biri şöyle özetlendi: Çocuk, bazı davranışları yapmak istemediği için değil, yapmak istediği hâlde bunları sürdürmekte zorlandığı için güçlük yaşayabilir. DEHB'nin kötü ebeveynlik, tembellik, zekâ geriliği veya şımarıklıkla açıklanamayacağı vurgulandı. Genetik etkenlerin önemli rol oynadığı, ancak bozukluğun tek bir nedene bağlanamayacağı ifade edildi. Aile ve çevre koşullarının ise belirtilerin günlük yaşama etkisini değiştirebileceği belirtildi.
DEHB TANISI NASIL KONULUYOR?
Rehberde, DEHB tanısının tek başına kan testi, beyin görüntülemesi, bilgisayar testi veya psikolojik testle konulamayacağına dikkat çekildi. Tanı sürecinde çocuğun gelişim öyküsünün, belirtilerin başlangıcının, ev ve okul ortamındaki davranışlarının, aile bilgilerinin ve öğretmen gözlemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Ölçekler ve nöropsikolojik testler ise klinik değerlendirmeyi destekleyici araçlar olarak kullanılıyor. Çocuk ve ergenlerde tanısal değerlendirmede çocuk ve ergen psikiyatristlerinin temel rol üstlendiği belirtilirken, psikologların ve klinik psikologların psikolojik değerlendirme, psikoeğitim, ebeveyn desteği ve psikoterapi süreçlerine katkı sunduğu aktarıldı.
TEDAVİDE AİLE VE OKUL DESTEĞİ ÖNEMLİ
BU HABERE DE BAKGSB burs ve öğrenim kredisi başvuru sonuçları açıklandı






